‘’ Kırk
kırık küp, kırkının da kulpu kırık küp’’
Gibi bir
tekerlemesi yok.
Kırkkuyu’da 40 kuyu var mıdır? Belki günümüzde vardır. Kırkkuyu adını aldığında Kırk kuyunun
olmayacağı kesin. Neden kesin ‘’ Kırkkuyu’’ Gülnarlı ağaların otlağı. Otlağa
göçen bir ağa, üç ağa. Yine ağaların sürüleri yaklaşık 8-10km uzaklıkta bulunan
Popaskuyusu’ndan (Papaz)sulandığı bilinir Hamit Seydi adına anlatılan iki
efsane’den biri Hamit Seydi sürüyü sulamak için Popaskuyusu’na götürmez. Ağaya
haber gider ağa takip altına alır. Hamit Seydi bastonunu toprağa batırır,
topraktan çıkan su küçük bir göl oluşturur. Ağası ile gözgöze gelen Hamit Seydi
oracıkta ölür. Bu olay da gösteriyor ki Kırkkuyu susuz bir otlak.
Kırkkuyu’da sayıları üçü beşi geçmeyen Gülnarlılar tarafından
kalma kuyu mevcuttur. Bu kuyulardan biri Kırkkuyu Kapısa tarafı girişte, biri
Sülüklerin yerindedir. Bu kuyuların derinlik ve çapı 1m’yi geçmez. Bu kuyuların
içme suyunu bir müddet karşılayacağı düşünülmekle beraber yaylaların erzak
deposu, buzdolabı olarak düşünülebilir. Bu kuyular bildiğimiz toprak kap kaçak
şekli suvaya sahiptir. Eski tanıkların anlatımına göre taştan oyulan kuyular
kırmızı elenmiş toprakla harç yapılar suvanır, suva kuyu hayvan güpesi doldurularak
gübre yakılır, böylece suvanın pişmesi sağlanır.
Sonradan Kırkkuyu’da taş yer altına 5m derinlik 5m oyulur sonra
beton harcı ile suvanır. Kuyu ağzı dardır genişleme boy oranında genişleyerek
5m ene tabanda erişir. Bu kuyular yağmur ve kar suları ile dolar. Yaz boyu bir
ailenin hayvanlarına ve sürülerine yeter.
Kırkkuyu geniş bir alana sahip olup bir kısmı Anamur Bahşiş Köyü
yaylası bir kısmı Kazancı, bir kısmı Gökçekent yaylasıdır. Bölgenin en yüksek
rakım noktası olup oksijenin doruk noktasıdır. O nedenle ağaç türünün olmadığı
bölgedir. Sindirimin kolaylaştığı günlük yemek saatinin 5 öyüne çıktığı
bölgedir.
Gelelim Kırkkuyu mücuzesine:
Kırkkuyu adını kırk kuyudan almamıştır. Kırk kıt olabilir mi?
Kıtkuyu. Kuyusu kıt olan, olmayan yayla.
Kesin olan Kazancı kullanım bölümü batı Gazipaşa sınır olan
Buzluca mucizesi. Buzluca yöresi adını bulundurduğu su kaynağından almaktadır.
Suyu buz kadar soğuktur. Bu su kaynağı dağların eteğinde gördüğümüz şırılayan
ya da bunguldayan pınarlara benzemez. Adı ne pınar ne kuyu. Adı buzluca. Yeri
tepenin tepesi bir taş altı, bir taş üstü. Ebatı bir çamaşır leğen genişliği
var yok. Derinliği üç parmak, beş parmak. Bunguldamaz, şırılayıp akmaz. Suyu
anca avucunuz ya da küçük bir tasla alırsınız. Su miktarı ne kadar alırsanız
alın hep aynı seviyede kalır. Su hiçbir zaman yosun tutmaz, kurt üretmez. Her
daim taze, her daim içilir. Tabi dişlerinizin sızlamasına katlanabilirseniz
Benzer su Popaskuyusu’nda mevcuttur. Suyun kaynağı 2-3m
derinlikte 2 m çapında bir taş kuyuda
bulunur. Su seviyesi 0,5m’dir. Suyu hangi oranda alırsanız alın su seviyesi
aynı kalır. Bu kuyu at sürülerinin, davar sürülerinin, sığır sürülerinin
sulandığı kuyudur. Sulanan hayvan sayısı binlerin çok çok üstünde. Barındırdığı
su seviyesine bakılırsa günlük bir saatlik su ihtiyacını karşılayacak miktarda.
Gerçeği öyle olmuyor. Hiçbir yaz bitmemiştir. Hiçbir yaz kurumamıştır. Hiçbir
yaz azalmamıştır, artmamıştır.
Günübirlik geziye giden gençlerin su seviyesine bakarak bir
haftaya kalmaz su biter. Bu yaz kesin kurur.’’ dediklerini duydum.
Meraklanmayın gençler Kuyumuz papaz dualı. Suyu bitmez. Kuyu adını çevresinde
bulunan bir papasın adından almaktadır.
İki su kaynağının sırrı:
Birleşik kaplar kuralı.
Birleşik kaplar kuralına göre iki birleşik kabın su seviyesi su
arttırıldığında ya da eksiltildiğinde iki kabın su seviyesi aynı kalır.
Bu iki su kaynağında suyun kaynağı ile bulunduğu alan arasında
bir eşitliğin söz konusu olduğu, aralarında suyun devir daim ettiği söz
konusudur. Devir daim olmayan su birikintisinde su yapısının bozulduğu, suyun
mikroorganizmalar ürettiği bilinen konudur. Örneğin yine bölgelerimizde açılan
toprak su kuyular vardır. Bu kuyularda eşilen alanın çevre topraktan emdiği su
birikir. Su devir daim yapmadığından mikrorganizmalar üretir. Kırkkuyu’da
bulunan ‘’Bülke’’ kuyusu buna bir örektir.
Bu iki örneğimiz eminim ki Türkiye genelinde örneğine çok az
rastlanacak türdedir. Bu iki örneğimiz üniversitelerimizin bir araştırma konusu
olabilir.
Bu kuyular çoban bilir, avcı bilir, yolcu bilir. Üniversite
bilmez.
Üniversite bilen birinin bu örnekleri üniversitelere
bildirmesinde fayda var.
Dünya kültür Varlıkları listesinde böyle bir örnek var mı? Onu
da bilen yok.
İbrahim ŞAHİN




















































.gif)
Hiç yorum yok:
Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.