M|E Medya Ermenek MACAR / OYUKLU YAYLASI / TAKTAK HELVA - Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

MACAR / OYUKLU YAYLASI / TAKTAK HELVA

 


“Oyuklu dediğimizde pek bilen olmaz. Bizim taraflardan, Eğrice'den, Eşeri'den Oyuklu'ya gidenler, "Macar'a gideriz" derler. Oyuklu Yaylası deyince de ilk akla Rahmi Yıldırım hocam gelir. Oyuklu'yu en güzel o anlatır:

"Orta Toroslar Taşeli bölgesi Akçalı dağlarında bulunan OYUKLU Yaylamızın bazı tepelerinden 1955’lerde Ermenek kazasının ışıklarını görürdük.

Ermenekli satıcılar gatırları ile yaylaları gezerler mallarını satarlardı. Yaylalarda ihtiyacımız olan malları getirirlerdi. Çalışkan ve azimli insanlardı. Zamanında birçoğu aile dostumuzdu.

Durmuş Ali Özbek beyin (Torosların Yukarısı Ermenek) bu güzel kitabını okurken yıllar öncesi yaylaları hatırladım.

1950’lerde yaylalarda soğuk havaların gitmesi için çocuklar grup halinde ‘Yelli Yelemeç’ oyunu oynardık. Oyunda geçen tekerlemenin biri şöyleydi:

‘Yelli yelemeç

Undan bulamaç

Yelini al

Ermeneğe sal’ derdik.

 

Ermenekli satıcı Oyuklu yaylasına gelir sekiye tezgâhını açardı. Gatırını bağlardı. Çocuklar ve yaylacılar etrafına toplanır, hoş beşten sonra fiyatlar yaylada sözü dinlenen birkaç kişi ile satıcı arasında yapılan pazarlıkla belirlenirdi. Fiyatta anlaşma olur ise satış başlardı.

Çocuklar en çok Taktak helvayı severlerdi. Bu helva bir çuvalın içinde olurdu. Keserle helvayı keser ağaçtan yapılmış terazisinde okka olarak tartardı."

Rahmi öğretmenimiz Ermeneklilerle ilgili paylaşımlarına devam eder. Bir başka paylaşımında da şunları dile getirmiştir:

 

ERMENEK BİR ÇERÇİCİ HİKÂYESİ

Bu hikâye ise 1930’larda yaşayıp, 1950’lerde bizlere anlatan büyüklerimizden dinlerdik.

1930’yıllarda bir bahar mevsim. Ermenekli çerçiler katırları ile köy köy, yayla yayla gezip satış yaparlardı. O tarihlerde yollar ıssız ve tehlikelidir. Ermenekli bir çerçi mallarını katıra yükler korkarak yollara düşer. Bir akşamüstü yolu ormanlık bir vadiden geçmektedir. Çerçi ormanda ‘Üüüü’ diye korkutucu bir ses duyar. Çerçi korkar.

-Ağam ben garip bir çerçiyim. Şu katırdaki malları köylere satmaya gidiyorum. Kesemde hiç para yok. Yol ver de geçeyim, der.

‘Üüüü’

Yırtı (kumaş) mallarımı koyayım mı?

‘Üüüü’

İğne, toka, tarak, krem sandığını da koyayım mı?

‘Üüüü’

Tak tak helva çuvalını da koyayım mı?

‘Üüüü’

Gatırı da koyayım mı?

‘Üüüü’

‘Bu adam benim canımı da alacak.’ Diyerek katırı da orada koyarak kaçar.

Çerçi, ileride bir taşın arkasına saklanır. Saklanır amma tir tir titremektedir. Biraz sonra aynı sesi daha duyar.

‘Üüüü’

Ödü b.kuna karışır. İlerden bir sesin geldiğini fark eder. Başından aşağıya kaynar sular dökülür, iyice korkar, çıt daha çıkarmadan beklerken gelmekte olan ses yaklaşınca katırının ayak sesi olduğunu anlar. Korkusu biraz yatışır. Katır gelir sahibinin yanında durur. Çerçi katırının yularından tutar, korka korka yoluna devam eder.

İlerde bir köye varır. Köy odasına yerleşir. Köy odasına gelen köylülere yaşadığı durumu anlatır.

Köylüler durumu anlamışlardır. Gülerler.

Köylüler; ‘o eşkıya değil, buralarda ormanlarda yaşayan, geceleri korkutucu bir sesle öten yırtıcı Üğü (puhu) kuşu. Üğü kuşu, kartal büyüklüğünde alıcı bir kuş olup, sarıya yakın kahverengi renklidir. Geceleri ürkütücü bir sesle öter. Gündüzleri gözleri pek görmez.’ derler.”

Rahmi Öğretmenimizin anlattığı bu hikâyede geçen “Tak Tak Helva” ise Ermenek’in geçmişten ulaşan parçalar halinde kırılarak ağızda emilmek suretiyle yenen yöresel bir lezzettir. Geçmişte çocukların en sevdiği bir lezzet iken günümüz çocukları ise alınan bir şekerleme veya çikolata türünün markasına bakmadan, istediği marka olmayınca yemedikleri bir zaman dilimi içindeyiz. O geçmişi yaşayan insanlardan biri olarak ben de bildiğim, tattığım “Tak Tak Helva”yı şöyle dile getirdim:

 

TAKTAK HELVA

*

Topi top yoktu elimizde

Bir garipti çocukluğumuz

Taktak helva var dilimizde

Hoş bir tattı çocukluğumuz

*

Babam verse on beş kuruş

Bir çalım, Karun gibi duruş

Berduş bakış ve topuk vuruş

Bir taklitti çocukluğumuz

*

Tatmadım başka böyle bir tat

Gelsin isterdik helvacı zat

On beş kuruşa bir lokma sat

Kanardı hep çocukluğumuz

*

Çerçici taktak helva satar

Yersen ağızda lezzet artar

Bir gıdım alan çalım satar

Unutulmaz çocukluğumuz

*

Özbekoğlu der, geçti zaman

Bilmezdin; el mi, bey mi yaman

Bir hayaldi belki de güman

Geçip gitti çocukluğumuz

*

Geçmişi unutmamak dileğiyle, ağız tadınız bozulmasın.

*

08.01.2022

Durmuş Ali ÖZBEK


Sosyal Medyadan Yorumlar


  • Mahmut Akbas
    Oyuklu yaylasının güney doğusu benim mahallem narlıca ermenkliler Kaş pazarı panayırına da gelip tak helva bakır kap satarlardı Bizim çocukluğumuzda katırlar ına yğkledikleri topraktan yapılmış devasa pekmez küpleri i içinin dolusu buğday karşılığında bizim atalarımız a takas yoluyla değitirirlerdi rahmi Yıldırım hocama teşekkürler
  • Tacettin Kemirtlek
    Rahmi ağabeyin anlatılarını ve Özbekoğulları’nın şiirini çok beğendim. Sağlıkla kalın. Saygı, sevgi ve selamlar... Taci
  • Sabri Ceylan
    Sevgili Hocam. Tak tak helva çocuklugumuz un en sevilen ve iştahla tükettiğimiz bir üründür. Hel bu soguk günlerde olsa ne güzel olurdu. Selamlar.


  • Osman Oğuz
    Rahmi hocam
    İlçemiz kültürüne yaptığınız katkılar
    Çok büyük, çok tskler.
    Birkaç yıl önce Ermenek e gittim
    Özellikle tak tak helva aradım ,oradaki yeni nesil bilmiyor.
    Bulamadım malesef.
    Saygılar.
    OSMAN Oğuz


  • Tacettin Kemirtlek

    Rahmi ağabeyin anlatılarını ve Özbekoğlu’nun şiirini çok beğendim. Sağlıkla kalın. Saygı, sevgi ve selamlar...Taci

    Perihan Ceylan
    Tak tak helvasız yayla olmazdı. O hevesle üç yıl önce Ermenek'e tur vardı. Sadece helva almaktı aklımdaki. Ama dayanması için olsa gerek ,eskisi gibi değildi. Olsa yine alırım. Anılarımızı tazelemek için.
    YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
    Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

    Hiç yorum yok:

    Yorum Kuralları
    Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
    ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
    yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
    İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

    sanalbasin.com üyesidir
    Düzenleme | Copyright © 2013-2023 | MedER |Medya Ermenek
    BİZE ULAŞIN
    ghs.google.com
    ghs.google.com