Ona “Ayın ve Dad hocası” derlerdi. Mesleğinin zirvesindeki günlerde dizinin dibindeydim. Onun önünde Sübhaneke’yi bir haftada geçen başarılı sayılırdı.
Fatiha okumak ve ondan aferin almak imkânsızdı. O Ayın ve Dad hocasıydı ayını en iyi parlatan bir gırtlağa sahipti. Dadı ise onun gibi vızıldatan az bulunurdu. Arap dilinin bir nam-ı diğeri de “Dad ve Ayın dili”ydi. İşte hocamız bu iki harfe de tam manasıyla vakıftı.
Onun “İyyake na’büdü ve İyyake nestaînü” deyişini dinlemek hem de sabah namazlarında arkasında olmak kaç kişiye nasip olmuştur. Merhum yaşadığı devresinde kıraat ve tecvit dallarında emsali az bulunan bir üstattı aynı zamanda.
1970’li yıllarda ben onun arkasında çok namaz kıldım, merhum uzun süre Karatay / Topraklık mahallesindeki Yakutlu camiinde imamlık yapmıştı. Bu caminin müştemilatında bir de Kur’an kursu bulunuyordu. Merhum bu kursun talebelerine camide uygulamalı talim dersleri verirdi. Görevine bağlı sadık titiz, onun birisini her zaman bulmak imkânsızdır. O sırada caminin olduğu bina ayrı talebelerin ders okudukları bina ayrıydı.
Sabah namazında nöbetçiler tek tek herkesi kaldırırlardı, namaza hazırlanır ve İbrahim Dinç hocamızın imamlık yaptığı karşı binaya geçerdik. İbrahim hocamız tüm talebelerin geldiğinden emin olmadan farza başlamazdı. Bu konuda sünnet-i nebeviyyeyi tam uygulardı. Hatta bir defasında birkaç talebenin eksik olduğunu fark edince vazifeli hoca efendiye sebebini sormuştu o da, tamam efendim falan demeden sağ yanağına bir tokat atmıştı ve “çabuk getir olmayanları” diye parlamıştı. Hoca efendi gerisin geriye fırlamış tüm talebeleri cemaate hazır etmişti. Böylece bütün talebeler gelirdi ve cemaatle namazı öyle kılardık. En ön safta merhum, bu müesseseye adını veren İsmail Yakutlu amca bulunurdu.
Aslen Düzceliydi, ama Konya’dan evlenmişti. Konya’da Kur’an hizmetlerinde 60 yılını verdi. Kıraat hocasıydı kurraydı Arap dilinin iki zor harfi olan ayına ve dada hâkimdi. Fatiha suresini en iyi okuyanlardan birisiydi, öyle ya Fatiha’nın başında ayınlar sonunda da dadlar vardı bunları kurallara uygun mahrecinden çıkarmak maharet isterdi işte o maharet en iyi şekliyle merhumda vardı.
Beş Şubat 2016 Cuma günü Cuma namazından sonra Hacı Veyis camiinde kılınan cenaze namazının ardından Konya’nın merkad-i kadimi üçler mezarlığına defnedildiğinde yüzlerce kişi mezarının başında dua etti.
Kendisi çok mevtaları sert telkiniyle uğurlamıştı mezarının başında sert olarak “ey falan oğlu falan hatırla!... diye adeta uyandırırdı yerinden.
Bu sefer de ona sertçe bir yakını telkin verdi: ey… oğlu İbrahim hatırla!... Diyerek.























































.gif)
Hiç yorum yok:
Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.