“Ata Kültür Müzeleri.
Anadolu Kültür Müzeleri!
Bizim rolümüz geçmiş tarihçilerden daha önemli.. Geçmişte zaman ağır
işliyordu; teknoloji bu kadar hızlı gelişmiyor, yerleşimler bu kadar hızlı
değişiyordu.
Yerleşimler, kentler, kaleler, çeşmeler, köprüler yüzlerce hatta binlerce
yıl ayakta kalabiliyordu.
Son iki yüz yıldır sanayileşmeyle birlikte çevremizde hızlı bir değişim
yaşanıyor. Buna gelişmiş ülkelerle geri kalmış ülkeler arasındaki gelişişlik
farkı eklenince yıkımın gücü ve şiddeti giderek arttı.
Dev makinalarla doğamız ve tarihi sit alanlarımız değişiyor;
Önce gevur malı diye antik eserler pazarlanıyordu, yurt dışı müzeler
doldurulmuştu, defineciler önce onları sattılar sonra Selçuklu, Osmanlı çinileri,
maden eserlerini, dokumalarını pazarladılar.
Köprüler yıkıldı, mağaralar söküldü.
Soruyoruz "Beyhekim mihrabının Pergamon üzesinde işi ne?"
götürenin suçu var da satanın suçu yok muydu?
Kıyıda köşede kalmış tarihimiz satın alınıyor, adam mutfağında atadan kalan
tabağına, altına altığı kilimi, tarlasındaki tarım aracını satıyor.
Camilerimizdeki kilimler satıldı..
Sevgili dostlar..
Bizden öncekilerin malı diye ülkemizi satmaya başlarsak paranın tadına
varınca kendi eserlerimizi de satmaya başlarız. Kaldı ki, bu ülkenin eskisiyle
yenisiyle bizim öz malımız. Yerin altı da bizim üstü de!
Biz bütün yok olmalara rağmen çevremizdeki doğanın, tarihin son
tanıklarıyız. Yarın çocuklarımız tarih, doğa ve kültürel mirasımızla öğünmek
isterse, dünyamız bizden bir ders almak isterse bu değerlere sahip çıkıp,
geleceğimize aktarmamız gerekir.
Yoksa sağlam kültürel birikimleri olmayan, geleneği olmayan ülkelerin
geleceğini başkaları belirler.
Dünyada en saygın olan ülkeler kendine saygısı olan ülkelerdir.
Eğer kültürel değerlerimizi antika görüp satmaya kalkarsak, yarın işimiz
zengin ülkelerin müzelerinde atadan kala eserlerimizi görmek olur. En kısa
zamanda her köyümüzde, her mahallemizde Ata Kültür Müzeleri, ya da Anadolu
Kültür Müzeleri kurup ata yadigârlarını buralarda koruma altına almalıyız.”
Prof.
Dr. Hasan BAHAR
26.02.2021
günü Facebook Paylaşımından Alıntıdır.
Derler ya
"haaaah, işte bu ya!" diye işte bu Hocam.
Ben bunun yıllardır
yaygaracılığını yapıyorum. Neden mi? Şundan: 1958 yılı olması lazım bir topal İngiliz
Prof. geliyor köyümüze. Köyümüz ise Ermenek-Yukarı Çağlar Köyü. İşte bu adam
gelip gittikten sonra tarihi eser kıyımı başlıyor. Onca aslan lahit kapakları
kırılıyor altın aranıyor, Gözü oyuluyor, affedersiniz g.tü oyuluyor altın
aranıyor. Yağma üstüne yağma yapılıyor. Şimdide aynı saha üzerinde Sbide Antik
Kenti kazısı yapılıyor.
Derken 1970'li
yıllarda köye kamyon girmeye başlıyor. Öncesinde ancak bir cip girişi oluyordu
köye 1969 yılında yol yapıldı kamyonlar köye girdi.
Derken alüminyum çıktı
diye sevinen köylü elindeki çömleği, dağarı, testileri satmaya başladılar
kamyonlar taşıdı gitti.
Derken eski çeyiz
sandıkları halı, kilime değişildi. Saban ve düvenler kamyonlara yüklendi. İp
eğrilen Taşeli'nin bir numaralı çıkrık yapımcısı köyden onlarca çıkrığı
kamyonlara yüklediler. Dirgenler, yabalar, onca tarihi değerler yüklendi
kamyonlara.
Köyde yer mi yoktu
vardı saklanacak mekânlar. Öncülük eden, edecek olan duymazdan, bilmezden,
görmezden geldiler. Bilinçlendirmediler. Ya kahvede okey, iskambil dövdüler ya
da 70'li yılların siyaset tohumunu atmakla meşgul oldular.
Devir değişti diyoruz,
emekli olduktan sonra yazları köyde yaşıyorum. 1947-48 den, 1970'lerden kalma
palaz kabaklarımı balkonda uygun bir ortamda aksesuar olarak sergileyince
görenlerin şaşkınlığını izledim.
Ata yadigârı tarımsal
araçlarda var elimde. Onları da uygun ortam bulunca sergileyeceğim. Lakin böyle
yapmak marifet mi, tabi ki hayır. Hocamın bahsettiği ortamlar köylerden
başlayarak yayılmalı.
Her köyün bir
"Tarih ve Etnografya Müzesi" olmalı. Tarihi değerlerimiz yerinde
sergilenmeli. Ermenek'in köyünde bulunan bir tarihi obje yerinde sergilenmeli,
illere taşınmamamı.
Durmuş
Ali Özbek






















































.gif)
Hiç yorum yok:
Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.