26 Ağustos 1071 Cuma,
Selçuk ve Bizans ordusu karşı karşıya... Türkler adetleri üzere bir kez daha
sulh teklifinde bulunur. Ama Romenos
Diogenes müzakerelere ancak Rey '
de başlanabileceğini bildirir. Sultan Alparslan cuma namazını kıldıktan sonra
üzerinde beyaz bir kıyafet olduğu halde secdeye kapanır ve şöyle dua eder : " Ya Rabbi! Seni kendime vekil
yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ey
Rabbim! Niyetim samimiyse bana yardım et samimi değilse kahret. Eğer kalbimdeki
düşüncelerimi sözlerime uygun bulursan düşmanlarıma karşı yaptığım bu cihatta
benden yardımını esirgeme, her müşkülü bana kolay kıl. "Daha sonra
beylerine ve askerlerine şu hitabede bulundu
: "Burada Allah 'tan başka bir sultan yoktur. ; emir ve kader
tamamen Onun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte savaşmakta ve savaşmamak için
uzaklaşmakta serbestsiniz.
1.Sultan Alparslan’ın zaferden
sonra kimi yozlaşma/dünyevileşme eğilimlerine karşı tepkisi mevcut duruma nasıl
gelindiğini özetler niteliktedir:
"Kaç defa söyledim. Biz
bu ülkeleri silah kuvveti ile aldık. Temiz
Müslümanlarız ve bid’at bilmeyiz.
Bu sebepledir ki Allah Türkleri
aziz kıldı, der. (Turan,2006,207)
Savaş meydanları siyasi
hâkimiyet/var olma mücadelesinin en çok ete kemiğe büründüğü yerlerdir. Sadece gelişmiş
bir teçhizata, savaş yönetme becerisine, savaşma gücüne sahip olma bakımından
değil; biz olma ruhunun en yoğun yaşandığı ve hakikate bağlılığın en üst
seviyelere çıktığı yerler olması bakımından da önemli yerlerdir. Hâsılı kelam
milletin millet olduğu yerlerdir.
Türkler tarih boyunca yaşadıkları
çeşitli bölgelerde çok farklı dinlere inanmışlardı. Uygurların Mani, Hun, Macar
ve Bulgarların Hristiyan, Maverünnehir’de yaşayanların Budizm’i kabul etmeleri
gibi. (Taoizm ve Hinduizm’i kabul eden Türkler de vardı.)
2. Ancak İslam’ı kabul
etmeleri sadece Türk tarihinin değil dünya tarihinin de en büyük hadiselerinden
biridir.
3. Türklerin İslamlaşma
süreci bir anda gerçekleşen bir hadise olmayıp uzun bir süreçte ve geniş bir
coğrafyada cereyan etmiştir. (a.g.e)
Bu kararı verirken, ilk
Türk devletinin kuruluşundan itibaren (M.Ö 220, Büyük Hun İmparatorluğu)
İslam’ı kabul etmeye başladıkları VII. yüzyıla kadar yaklaşık sekiz yüzyıllık
bir siyasal birikime sahip olmuş durumdaydılar. Müslüman olmakla birlikte sosyal
yapıları, diğer toplumları ve evreni nasıl anlamlandıracaklarına ilişkin bir
anlam çerçevesini de kabul etmiş oluyorlardı.
Biz ruhu sadece savaş
meydanlarında ortaya çıkmaz; yeryüzü şartlarına da mührünü vurur(medeniyet).
Fuat Köprülü Batılı araştırmacıların
Türklerin Bizans kurumlarından etkilendikleri şeklindeki iddialarının doğru
olmadığını net olarak göstermiştir.
Böylece tarihin gördüğü en
büyük inşa faaliyetlerinden biri gerçekleşmiş oldu.
4. Bu mimari eserlerde aşk
ve sabırla işlenen harikulade ayrıntılar
"hakikatten ilham alındığını fısıldar gibidir. Ermenek Ulu Camiinde, Tol Medresede (Emir Musa
Bey Medresesi ) Malazgirt’in, Miryakefalon’un ruhu vardır.
Bugüne gelindiğinde
tevazuunun, merhametin, sabrın, gayretin yerini hırsın, kibrin, bayağılığın,
nemelazımcılığın aldığını; bu durumun "biz ruhunu " sürekli tahrip ettiğini
görmemek mümkün değildir. Oysa bu toprakları mayalayanlardan Yunus Emre;
"Gelin
tanış olalım/
İşi
kolay kılalım /
Sevelim,
sevilelim /
Dünya
kimseye kalmaz.” dememiş miydi?
Bizim bir evren
tasavvurumuz vardı. Ne oldu ona?
Mustafa
KENARLI
Kaynakça:
1)Fetihlerle Anadolu'nun
Türkleşmesi ve İslamlaşması, Prof. Dr.
Mehmet Şeker
2)Türklerin İslamlaşma Süreci, Yar. Doç. Dr. Bekir Biçer
3)Türkler ve İslam Tasavvuru, Prof. Dr. Sönmez Kutlu
4)Anadolu'da İslam’ın Ruhu, Ercan Yıldırım
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |



























































































.gif)
Hiç yorum yok:
Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.