Karaman Bey, Selçuklu Sultanı adına Antalya’yı almak için, ordusu ile yola çıkarken harp usullerini öğrensin diye daha küçük olan oğlu “Karamanoğlu Mehmet Bey i “ de yanında götürdü.
Antalya Şehrini aldı. Şehrin anahtarlarını Selçuklu Sultanına gönderdi. Selçuklu Devleti vezirleri Karaman Beyin büyük başarılarını çekemediler,kıskandılar. Vezirlerde aşağılık duygusu hakim olduğundan,”Karaman Bey bir gün gelecek buraları alacak” diyerek Sultanı Karaman Beye karşı kışkırtılar. Vezirler, Karaman Bey’i kutlamak görüntüsü içerisinde hediyelerle bir dizdarı (elçi) gönderdiler. Burdur İli’nin Bürücek yaylasında bir yemek ve eğlence anında Karaman Bey’in yanında oturan Selçuklu dizdarı gizlice Karaman Beyin içeceğinin içerisine zehir koyar. Karaman Bey; içeceği içince zehirlediğinin farkına varır ve kılıcını çekerek o anda zehiri koyan dizdarı oracıkta öldürür.
Karaman Bey yanındaki Türkmen (Yörük) Beylerine “Ey Beylerim..! oğlum Mehmet Bey’i düşmanlardan koruyun. “Ey oğlum Mehmet Bey…! kanımı sultana komayasın (öcümü alasın) ” der ve Karaman Bey orada ölür. Karaman Bey’in cenazesi Ermenek İlçesine bağlı “BALKUSAN” köyündeki türbesine defnedilir.
Karaman Beyin oğlu Mehmet Bey’i düşmanlardan korumak için Taşeli’nin bilinemeyecek yörelerinde Türkmen (yörük) beyleri tarafından korunarak büyütülür. Karaman Oğlu Mehmet Beyi düşmanların gözünden ırak korumaya en uygun yerlerden biri de ; Başyayla İlçesi’nin kuzeyinde bulunan; Kaş Oluk,Tozan Su, Eşek İni Deresi,Deve Uçan,Büyük Ağ İn,Küçük Ağ İn, Gara İn,Küllü İn, Kırkdirek İni, Sığır Uçtu ve Akçalı Çukuru diye adı geçen bu yerler İlçenin kuzeyini baştan başa kaplayan inilmesi ve çıkılması mümkün olmayan sarp (seki) doğal kale’dir.
Bölge halkı ve yöneticileri ; Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu doğal kalenin çeşitli bölümlerinde yaşadığı, ömrünün önemli bir bölümünü buralarda geçirdiğini anlatmaktadırlar. Bunun için bu gerçekler unutulup gitmesin diye canlı kaynaklar,cansız veriler gün ışığına çıksın dedik. “Karamanoğlu Mehmet Bey’in Başyayla nın kale dibi yöresinde yaşamıştır” sözü ile yetinmedik. Yerinde her yönüyle inceleme, araştırma yapmak üzere Başyayla Belediye Başkanı sayın Şerafettin BULGURCU ‘nun davetiyle; Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ ve Yazar Hasan ŞİMŞEK beyle 10 Ağustos 2009 günü Başyayla ‘ya geldik.
Başyayla Belediye Başkanı Sayın Şerafettin BULGURCU ; “ Karamanoğlu Mehmet Bey Başyayla da ki Aktepe yöresinde Korundibi çeveresinde bulunan inlerde (mağaralarda) uzun süre kaldı” sözü üzerine,inceleme ve araştırma yapmak üzere; Başyayla Belediye Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ‘in rehberliğinde Gazeteci Araştırmacı Yazar Sayın Mustafa ERTAŞ (Sarıveliler doğumlu )Araştırmacı Yazar Sayın Hasan ŞİMŞEK (B.Karapınar Köyünden) ve Ali ŞİMŞEK ‘i de yanlarına alarak yukarıda adı geçen tarihte Belediyenin aracı ile Hisarönü (Aktepe ) mevkisine kadar araç ile gittik. Karaman oğlu Mehmet Beyin yaşamış olduğu inlere ulaşan bir araç yolu olmadığı için, inişli çıkışlı, taşlı çakıllı engebeli dik arazide yaklaşık 2 km yaya olarak yürüdük.
Öyle bir sırta çıktık ki önümüzde eni 200 metre boyu yaklaşık 4 km olan bir vadiye geldik. Vadinin içerisinde öbek öbek çakıl yığınları var. Yerleşim yerleri yukarıdaki doğal kalenin içerisindeki inlerdir. Emin ÇETİNER ‘in anlattığına göre, bu vadi yamaçlarında önceden üzüm bağları olduğu ve tütün ekildiğini açıklamıştır.
O devirdeki yerleşim yeri olan; Kaşoluktan başlamak üzere, Tozansu (yağmur gibi toz halinde akan) Eşek ini deresi,Deve uçan yeri , Büyük ve Küçük Ağ in ( Karaman Oğlu Mehmet Bey in yaşadığı söylenen iki inlerden ikisi) Kara İn (içi kara olan) Küllü İn (hayvan kışlatılan) Kırk Direk İni ( içerisinde dikit ve sarkıtların bulunduğu in) Sığır Uçtu denilen bu yer bir baştan öbür başa doğru Başyayla’nın kuzeyini kaplayan doğal bir kaledir. İnilmesi çıkılması mümkün olmayan bu doğal kalede iki üç yerde (yellice çıkacağı) gibi geçitler vardır.Bu doğal kale geçmiş devirlerde insanların barındığı,korunduğu bölgeler olduğu yöredeki yaşlı insanlar tarafından anlatılmaktadır.
Başyayla İlçemizde bulunan bu yöre ilk bahar da suların kale içinden coşkun bir şekilde akması ile buradan suyun fışkırarak akışı toz halinde göründüğünden bu zirveye (TOZAN SU) denilmektedir.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in korunma amacıyla yaşamını sürdürdüğü Ağ İn Tozan su kalesinin 1 km doğu yönündedir.
Ağ in’in güney girişi 25 metre genişliktedir. Araştırmacı bu giriş kapısında; yanında Rehber Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK ile birlikte incelemelerine başlamıştır.
AĞ İN ( AK İN) : Güneyden ve Batı istikametten iki adet giriş yeri vardır. Batı girişi 15 metre güney girişi 25 metredir. Batı girişin yarısı 2 metre yükseklikte,ön kısmında iki set, arkası düz, bütün mekan taraklı çekiç ile tavan orak gibi yarım hilal şeklinde yontularak yapılmıştır. Taban çekiçli tırtıllı şekilde düzlenmiştir.
Rehber Emin ÇETİNER eşliğinde Araştırmacı Mustafa ERTAŞ Ağ İn’in batı girişinden Ağ İn’in Tiyatroya’ya benzeyen iç yapısını ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu inde kalabileceğine inanmış olması sebebi ile hayretler içinde kaldığını göstermektedir.
Güney girişi daha geniş tiyatroya benzer, kenarlara oturma yerleri yapılmış, orta yeri boş sahne gibidir. Sanki tiyatroya benzer. Tavan yarım ay örneğin yarım hilal baştan başa taş kazınmıştır. Ön kısmın tavanında kopmalar vardır.
Rehberimiz olan Emin ÇETİNER Karamanoğlu Mehmet Beyin bu inde yaşadığı hakkında şunları söyledi.
Ağ İnin biri çok büyük ikincisi ondan küçük dağ gibi kayalar önünü kapayarak ağ inin uzaktan in ve mağara olduğunu gizlemektedir. Küçük ağ inde büyük ağ inde görünen özellikler de aynıdır. Sadece küçük ağ in büyük ağ ine göre genişlik ve uzunluk bakımından küçüktür.
Küçük Ağ inin 10 metre batı yönünde Küllü İn vardır. Küllü inin içerisinden yaklaşık 100 metre gidilerek (40) direk inine geçilir. Ağ inde canını kurtarmak isteyen küllü ine gizlice girerek (40) direk ininden dışarı çıkarak akçalı çukurundan kaçarak izini kaybettirebilir.
UFACIK İNLER: Ufacık inler ağ in ve diğer inlerin güney yamacında bulunan yaklaşık 500 metre altında bulunan inlerdir. Kocaman bir kayanın içerisine oyulan bölüme 4 mezar,ikinci kanına 3 mezar kayanın zirvesine 2 mezar yapılmıştır. Mezarların üzerlerine aslana benzer büyük 1 tona yakın mezar kapakları konmuştur. Bir kayada olan bu mezarlar bir ailenin mezarları olduğu söylene gelmektedir. Buna benzer daha bu ufacık inlerde yaklaşık 50 den fazla kaya mezarları bulunmaktadır.
AKTEPE : Aktepe ufacık inlerin 100 metre güney kısmında bulunan tarihi bir yerdir. Buralarda kaya mezarları,taş kesme 21 basamaklı merdivenleri, kapılı taş çok sayıda tarihi inler bulunuyor.
Çift kapılı inlerin içerisinde oyma taştan 30 den fazla mezarlar ve üstüne kapatılmış aslan figürlü kapaklar vardır. Yukarıda adı geçen yer için; “T.C. Kültür Bakanlığı Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünün 24/02/1999 gün ve 3441 sayılı kararı ile 1. derecede Arkeolojik Sit “alanıdır.
Karaman Oğlu Mehmet Beyin yukarıda bahsedilen kale ve yerlerde yaşadığını kanıtlayan yöneticiler ve halkın açıklamaları şöyledir.
Günümüz Belediye Başkanının dedesi olan merhum Sait BULUT 1968-1969 da Belediye Başkanı iken şehit oldu. Torunu 40 yıl sonra (2009) Belediye Başkanı olan Şerafettin BULGURCU dedesi ve büyüklerinden bu konuda duyduklarını şöyle anlatıyor.
Karaman Oğlu Mehmet Bey, Başköy mahallesinde yaşayan Garabeğ Koca (Ahmet ÇETİN) ve Kıroğlan Koca (Mehmet GÖKNAR) ‘ın anlatımlarına göre İlçemiz Korun dibinde bulunan Ağ İn ve diğer inlerde yaşadığını anlatırlardı. Ayrıca dedem rahmetli eski Belediye Başkanı Sait BULUT ‘dan da aynı bilgileri defalarca duydum. Ben 7-8 yaşlarındayken yukarıda bahsettiğim dedem Sait BULUT bana Karaman Oğlu Mehmet Bey bu inlerde uzun süre saklanmış diye bahsederdi. Başyayla İlçemiz Tarih ve Kültür yönünden oldukça araştırmaya değer olduğunu gelen bütün misafirler beyan ederler.
Araştırma ve inceleme yapmak için, bin bir güçlük ile tırmana tırmana ine çıka yakıcı güneş altında çalılar dikenler arasında ince koyağa (vadi) güçlükle ulaştık. İnce koyak Karaman Oğlu Mehmet Beyin korunmak için yaşadığı büyük Ağ ine 500 metre kala yazar Hasan ŞİMŞEK Bey hastalandı. Ağ İne çıkamadı. Taşın gölgesinde yatarken bizler Ağ in ve çevresinde inceleme ve araştırmalarımızı bitirdik.
Kaleden sarp yamaçlarına çıkmasından inilmesi daha güç olduğundan Hasan Beyin yürüme güçlüğü ve hastalığından dolayı araştırma ekibimiz huzursuz ve telaşe ye düştük. Acilen ve doğruca Başyayla Sağlık Ocağına gittik. Hemşire Ümran ERTAN ‘ın hasta üzerinde çektiği (EKG) ve elektro gibi gerekli işlemleri inceleyen gereken tedaviyi anında yapan Sağlık Ocağı Aile Hekimi Doktoru Sayın Nilüfer BAYKARAN’ın hastaya gerekli tedavileri ve hastanın bir süre dinlenmesi sonucu sağlığına kavuşan Hasan ŞİMŞEK ve araştırma ekibi olan; Mustafa ERTAŞ-Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK doktora ve sağlık personeline teşekkür ederek sağlık ocağından ayrıldık.
Yazar Hasan ŞİMŞEK Karamanoğlu Mehmet Beyin bu yerlerde yaşadığı konusunda u açıklamalarda bulunmuştur.
“Başyayla tarih öncesi ve tarih çağlarının eserleri ile doludur. Kaya mezarları aslan figürleri, Latince yazılar mağaralar ile tarih fışkırıyor. Sarp ve yüksek kayalıklar ile çevrili olan bu mağaralar Karaman oğullarına sığınak olmuştur.
Karaman Oğlu Mehmet Bey ‘de bu mağaraların bir kaçı olan (Büyük Ağ İn ve Küçük ağ in) ‘de korunmuştur. Karaman oğulları ovanın korumasız arazilerine karşı taş elindeki sarp kayalıklarda mağaralarda güvenliklerini sağlamışlardır. Bu mağaraları inceleme ekibimizde bulunan Yazar Hasan ŞİMŞEK Atatürk ve basın konusunda yüksek lisans tezi de bulunan ŞİMŞEK in kardeşi Ali ŞİMŞEK ile rehberimiz Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ve Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ bu mağaralarda tarih öncesi yazı devrinin ve Karaman oğulları dönemini gözlemleyerek belgelemişlerdir. “ Karaman Oğlu Mehmet Bey belirli dönemlerde Başyayla da ki bu yerleri sığınak olarak kullanmışlardır.
1994-2004 Yıllarında Başyayla Belediye başkanı olan Kemal ATEŞ yukarıdaki konuyla ilgili şu bilgileri sundu.
“Halk arasında yıllardan bu yana konuşulan; Başyayla ‘nın kuzeyini baştan başa bir hisar gibi kaplayan sarp yamaçları içindeki sayısız inlerinde olduğu gibi Karaman Oğlu Mehmet Bey Hisar önü mevkiinde, Ağ in mağaralarında birkaç yıl yaşadığı ve öldürülmekten korunmak için bu yerlerde uzun sürü yaşadığı,saklandığını bütün yaşlılarımız deden oğlula söyle gelmişlerdir.”
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1340 (1924) doğumlu Hasan Hüsnü OKUDAN dede araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı
“Kirazlıyayla (Lafsa) da tarih eski olan Değirmen önünde bulunan DEĞİRMEN ÖNÜ KÖPRÜSÜ iki tanedir. Köprünün biri Başyayla dan Taşkent’e yol verir. Diğeri de Bozyaka, Üzümlü ve Büyükkarapınar köylerine yol verir. Bu köprüleri Karamanoğlu Mehmet Bey’ in yaptırdığı halk arasında söylene gelmektedir. Çünkü o zamanlarda her yerde olduğu gibi Buralarda da çok kar ve yağmur yağdığından derelerde selden geçilmez geçilemez olması sebebiyle bu köprüler yapılmıştır. Karmanoğlu Mehmet Beğ bu köprülerden geçerek Ağin ve diğer inlerde yaşamış, bu inleri kendisine, tebaasına, yakınlarına sığınak ve korunak olarak kullanmış olduklarını büyüklerimiz dilden dile anlatırlardı.Ben bunları bilirim. Bir de şöyle anlatırlardı.Köprülerin başında gelip geçecekleri kontrol eden eli hançerli beli silahlı bekçiler olduğunu söylerlerdi” Hasan Hüsnü OKUTAN (1340 Doğ)
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1931 doğumlu Büyükadın OKUTAN (teyze) araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı.
Büyükkadın OKUDAN (teyze) “Ben babamdan ve eşimden devamlı duya geldiğim,Karamanoğlu Mehmet Bey’e ait söz şöyledir. “Öyle bir köprü yapalım ki kıyamete kadar bu köprü baki kalsın” Karamanoğul Mehmet Bey böyle demiştir.
İlçemiz Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesi Değirmen Önünde bulunan tarihi iki köprü Karamanoğu köprüsü dür. İki ayrı bölümlerde kemerli olan köprünün kemeri dara ve araçlar geçmediğinden midir neden dir bilinmez kemerler sökülmüş köprünün temeli bu gün daha bütün haşmeti ile durmaktadır. (1968-1970) li yıllarda o zamanın Belediye Başkanı (rahmetli) Sait BULUT tarafından eski köprünün temelleri üzerine düz beton atılarak geniş bir köprü yapılmıştır.
Başyayla İlçesinin Yeni Mahalle de oturan Ahmet oğlu 1920 doğumlu Hasan AKAN (gücük hasan) Hasan AKAN’a Kirazlıyayla (Lafsa) Değirmen önünde bulunan tarihi köprünün kimler tarafından yapıldığını sorduğumuzda “o da Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yapıldığını aşağı mahalle de olan (Kirazlıyayla ) yaşlı alimlerden duyduğunu Mehmet Bey ‘in bir sürede sekin orda bulunan Ağ İn’de yaşadığını söylerlerdi.
Hasan AKAN sözlerine şöyle devam etti. “ Yeni Mahalle (öte köy ve nahlas ) mahallesine ait mezarlığın batı kısmında Karaman oğulları askerlerinin mezarları vardı. Ben mezarları defalarca gördüm.7 -8 tane mezar Karaman oğlu askerlerine ait olduğunu başkalarda bu mezarları gördü. Mezarların sağında ve solunda insanların kaldıramayacağı ve yerinde döndüremeyeceği büyük kaya mezarları vardı. Burası 1975 yılında mezarlar temizlenip bu mezarların olduğu yere Söğütlü Mahalle ilkokulu yapılmıştı. 2008 Yılında bu okul yıkılıp yerine Tomurcuklar Çiçek Açsın Ana Okulu yapıldı. Bu söylediklerimi bilmeyen yoktur.
11/08/2009 Salı günü Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesi Kutup Ahmet Efendi’nin metfun bulunduğu Türbeye gelindi. Kutup Ahmet Efendi 1101 Hicri 1690 Miladi tarihinde burada ölmüştür. Kendisi tarafından yaptırılan Kirazlıyayla (Lafsa) caminin kuzeyinde bulunan Türbe caddesi üzerindeki Belediye lojmanın güneye batı köşesinde yıkılmış durumda bulunan çeşmenin kitabesinde Kutup Ahmet Efendinin İma Muhammed Bağavi oğlu Alinin oğludur” der. Çeşme hicri 1062 Miladi 1652 yılında yaptırılmıştır.
Kirazlıyayla (Lafsa) Mahallesi üzerinde bulunan Türbe caddesi üzeri batı kısımda bulunan Kutup Ahmet Efendinin türbesi kabristanlığında gömülü bulunan önemli mezar taşlarında okuna bilen yazılar şöyledir.
Türbe içinde gömülü bulunan Kut bul Arifin şeyh (şıh) Ahmet efendi 1101 Hicri 1690 Miladi yılında ölmüştür. Kitabesi Türbenin üst sol köşesindedir.


















































1.jpg)




.gif)
Hiç yorum yok:
Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.