DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Zaman bir aynadır, kırık dökük,
Geçmişin yankısıdır her bir kök.
*
Umut bir bulut, gökyüzünde nazlı,
Gerçek, sislerin ardında saklı.
*
Yollar çatallanır, belirsiz ufukta,
Her seçim bir iz bırakır ruhumda.
*
Hayat bir nehir, akışı meçhul,
Her damlası anılarda mahfuz.
*
İnsan bir yolcudur, yorgun ve sessiz,
Kalbindeki ateş bazen sönmüş, bazen iz.
*
Kelimeler köprüdür, suskunluğa inat,
Her harf bir çığlık, her cümle bir kanat.
*
Dünya bir sahne, perde açılır kapanır,
Her hikâye bir gün sona dayanır.
*
Umut yine doğar, küllerden âzâde,
İnsan direnir, sonsuzluk murâd eyle.
*
26.01.2025 Ankara
Durmuş Ali ÖZBEK
Eğitimci Yazar
Kültür
Bakanlığı Halk Şairi
*
Mahfuz: korunmuş, saklanmış, saklı.
Azade: başıboş, bağımsız, özgür, erkin
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Efsaneye göre;
“Bir zamanlar beyaz
bir gül goncası, inatçı bir şekilde açılmayı reddedermiş. Bülbül güle duyduğu sevgisinin
karşılık bulacağı anın hayaliyle yaşarmış.
Bülbül, baharın
gelişiyle birlikte gülün en üst dalına konup beklemeye koyulmuş. Ancak günler
ve geceler süren bu bekleyiş, bülbülü yorgun düşürmüş.
Bir an dayanamaz ve
dalda uykuya dalmış. Uyandığında ise gülün açıldığını, ancak güzelliğini başka
bir âşıkla paylaştığını görmüş.
Bu manzara bülbülü
derinden yaralamış. Büyük ve bir kedere boğulmuş. Acısına dayanamayıp kendini
konduğu daldan aşağı bırakıvermiş. Düşerken gülün dikenleri bülbülün bedenini
parçalamış. Kan revan içinde gülün dibine ulaşıp oracıkta can vermiş.
Rivayete edilir ki; o
günden sonra güller, bülbülün dökülen kanları nedeniyle kırmızı açmaya başlamışlar.
(Anonim)”
Sonuç:
Gül İle Bülbül, eski zamanlardan bugüne kadar
anlatılagelen hüzünlü bir aşk efsanesidir.
Derler ki; beyaz bir gonca gül ile ona delicesine âşık olan bülbülün
trajik öyküsüdür. Gül, bülbülün aşkına karşılık vermez ve onun sevgisine
kayıtsız kalır. Buna rağmen, bülbül umudunu hiç kaybetmez, gülün açmasını
sabırla bekler.
Bu efsane, insanın sevgi uğruna çektiği acıları ve fedakârlıkları
anlatırken, aynı zamanda karşılıksız aşkın hüzünlü yanını da gözler önüne
serer. Aşkın bazen karşılık bulmadığında bile ne kadar güçlü olabileceğini ve
sevgi uğruna yapılan fedakârlıkların nasıl unutulmaz izler bırakabileceğini
anlatır.
Gülün beyazdan kırmızıya dönüşmesi, bülbülün çektiği acıların ve onun
saf sevgisinin bir sembolü olarak kabul edilir. Gül ve bülbül arasındaki bu ilişki, edebiyat ve sanat
dünyasında da sıkça işlenen bir tema olmuş, şiirlere, şarkılara ve hikâyelere
ilham vermiştir.
Sonuç olarak, bu masal
bize sevginin ne denli güçlü bir duygu olduğunu ve onun izlerinin nesiller
boyunca nasıl taşınabildiğini gösterir. Gülün kırmızı rengi, bülbülün aşkının
ve fedakârlığının bir hatırası olarak her zaman hatırlanacaktır.
***
BÜLBÜL
*
Nemrut’un ateşi harlanıp yandı,
Bunu gören bülbül bir suya bandı,
Gagasına su alıp ateşe kondu,
Bu suyla bu ateş, sönmez dediler.
*
Cibril yetişti de tuttu bülbülü,
Bülbülün gözünden kalkmış da tülü,
Gülistan kokuyor İbrahim gülü,
Tutuldu da dili onmaz dediler.
*
Cibril gül gösterdi, senindir dedi,
Sevinçten yüreği tir tir titredi,
Bülbül kondu gülü zikre ekledi
Dikensiz güllere konmaz dediler.
*
Göç eylerken bülbül Mısır’da Nil’e,
Hediye mi geldi sana bu çile,
Gül mü dikilir hiç bulanık mile,
Bülbüle gülünden dönmez dediler.
*
Özbekoğlu sen de derdini deşme,
Kazılırsa su çıkar çöldeki eşme,
Rabbini zikreder göz iki çeşme,
Kalbinde sızısı dinmez dediler.
*
11.12.2024 Ankara
Durmuş Ali ÖZBEK
Kültür Bakanlığı Halk Şairi
*
"NOT: Bu şiir bir hikâyeden yola
çıkılarak yazılmıştır. İslami kaynaklardan ayrı olarak hikâye edilmiştir."
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Acep gülerler mi, seni sevmeme,
Ya da
acırlar mı hasret çekmeme,
Bir
de izin versen sana gelmeme,
Neler
çektiğimi bilmez misin yar?
Yar
beni avuttun, onca senedir,
Bilemedim
bu aşk, nasıl nesnedir,
Dertlerin
içinde, tek bir tanedir,
Neler
çektiğimi bilmez misin yar?
Felek
hançerini bana bilemiş,
Aşkta
ayrılığı bana dilemiş,
Yârin
kaşı gözü çok etkilemiş,
Neler
çektiğimi bilmez misin yar?
Dağlar
geçit vermez, haberin gelmez,
Sevsen
de hayırsız, kıymetin bilmez,
Mazlumun
hakkını, yiyenler gülmez,
Neler
çektiğimi bilmez misin yar?
Özbekoğlu
sevdi, hiç de bilmedin,
Nice
dertler çektin, bir gün gülmedin,
Mezarı
üstünde, yaşlar dökmedin,
Neler
çektiğimi bilmez misin yar?
10.11.2024
Konya
Durmuş
Ali ÖZBEK
Kültür
Bakanlığı Halk Şairi
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Ben yârimi hep özlerdim,
Gelir diye çok gözlerdim,
Bulutlardan yol izlerdin,
Gözlerime yaş oldu hep.
Elvan idi o gözleri,
Tatlı idi her sözleri,
Değişti de şom yüzleri
Çatılmış bir kaş oldu hep.
Sol yanımda bir sızı var,
Müsebbibi sadece yar,
Onu yaksın bendeki har
Şu gönlüme şaş oldu hep.
Sevgi kanda hep coşardı,
Yürek durmaz can koşardı,
Güzelliği ruh okşardı,
Soğudu da kış oldu hep.
Özbekoğlu ben ne derim?
Kalmamış bak onda yerim,
Bozuk durum, yapar kurum,
Bende artık taş oldu hep.
09.10.2024 Yukarı Çağlar
Durmuş Ali ÖZBEK
Kültür Bakanlığı Halk Şairi
***
Elvan:
"renkli", "renk renk" veya "çeşitli
renkler"
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Yollar yokuş, dağlar karlı,
Hasret dersen, bende harlı,
Günler geçer, ahu zarlı
Bekledim de, gelmedin sen.
Hedef oldum, aşk okuna,
Mısra mısra, meşk okuna
Hasret kaldım, gül kokuna,
Bekledim de, gelmedin sen.
O gözlerin kömür kara,
Kirpiklerin açar yara,
Saç telinle çekme dara,
Bekledim de, gelmedin sen.
Gülmek bana neden uzak,
Ayrılık hep aşka tuzak,
Bir hayalin oldu erzak,
Bekledim de, gelmedin sen.
Özbekoğlu hayal kurar,
Her hayali ömre zarar,
Yok aklını eyler firar,
Bekledim de, gelmedin sen.
09.10.2024 Yukarı
Çağlar
Durmuş Ali ÖZBEK
Kültür Bakanlığı Halk
Şairi
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Emekçidir halkın çoğu,
Çetindir aşaılmaz dağı,
Meşhurdur sütü kaymağı
Yöresi yörük yatağı.
Yükseklerde sular akar,
Dağlarında kekik kokar,
Kalesiyle tarih yazar,
Ayrılığın yürek yakar.
Ermenek’in tarhanası,
Meşhurdur tak tak helvası,
Lezzetin dibi çorbası,
Efsane arabaşısı.
Zirvesinde sular akar,
Altında maden kaynar,
Emekçisi de ter döker,
Cefakardır çile çeker.
Doğal organik kirazı,
İnce kabuklu cevizi,
Özlememek elde değil,
Yayladır serindir yazı.
Muhittin ustayım gördüm,
Hem yoruldum, hem dinlendim,
İzvit, Halimiye, Cenne,
Üç eserle şeref buldum.
Muhittin Arslan
Cami, Minare Ustası
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
İLGİLİ HABERLER
Bir insan evladı kendisi insan
Yüreği tertemiz elinde ihsan
İlhamı ilkbahar aylardan nisan
Su gibi aziz ol Ömer Yapıcı
Feyzalmış Konya’nın şu ovasından
Beyşehir Gölü’nden ve yaylasından
Belki Halil İbrahim sofrasından
Su gibi azizsin Ömer Yapıcı
Adı hatırlatır hep adaleti
Soyadı mimarlık Sinan eseri
Özü bilmez tembellik ataleti
Su gibi aziz ol Ömer Yapıcı
Fakir köye gelir ekmek aş olur
Susuz köye gelir yağmur yaş olur
Umutsuz kalplere yol yoldaş olur
Su gibi azizsin Ömer Yapıcı
İnsan vardır akan suyu kurutur
İnsan var bozkırda bahçe büyütür
Yoksul evlerinde baca tüttürür
Su gibi aziz ol Ömer Yapıcı
Yıkan da yapan da var memlekette
Pınarlardan akan suyun sesinde
Adın anılacak her iyilikte
Su gibi azizsin Ömer Yapıcı
Evde çeşmemizden aktın su oldun
Tarlada domates bostan bağ oldun
Dalda kiraz elma çiçek bal oldun
Su gibi aziz ol Ömer Yapıcı
Torosların başı duman kar olsun
Hızır İlyas senin yârânın olsun
Ocağın huzurlu neslin var olsun
Su gibi azizsin Ömer Yapıcı
Lemos Esentepe yurdun sayılır
Adın orda her dem yaşar anılır
Suyun azmi ile dağlar yarılır
Su gibi aziz ol Ömer Yapıcı
Prof. Dr. Hacı KURT
DİKKAT!
| Medya Ermenek Taşeli Edebiyat Güncesi yayınlanan makalelerin içeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar. |
















.jpg)





















































.gif)